









![]() |
Lojistik Politikalar
06.09.2011
Politika sözcüğü, antik dönemlerde Yunancada kullanılan “Polis” (Şehir-Kent) kelimesinden türetilmiştir. O dönemde devlet yönetimi için kullanılan bu sözcük, bir çok anlam değişikliğine uğrayarak günümüze kadar gelmiştir.
Politika, günümüzde bütün disiplin alanlarının, sektörlerin ve işletmelerin yönünü belirleyen temel belirleyici olarak, yaşam döngüsünde (ömründe) oldukça önemli bir yer tutmaktadır.
Bu bağlamda lojistik politikalar, lojistik sektör ile sektörde yer alan firmalarda; birçok faaliyet, operasyon ve aktiviteye ilişkin “yönetim süreçleri” ile “temel ilkelerin” belirleyicisi konumundadır. Ayrıca, lojistik sisteme özgü ana prensipleri belirleyen ve ortaya koyan bir felsefe özelliği taşır.
Lojistik politikalar, şirket ve firma amaçlarının ve hedeflerinin seyir çizgisini belirleyen bir yol haritası olarak üst yönetime bir referans kaynağı oluşturmaktadır. Söz konusu bu referans kaynağı, lojistik amaçlara ulaşmada ara kontrol noktalarını oluşturan önceden belirlenmiş hedeflere ilerlerken; izlenmesi gereken davranışları belirleyen, bu davranışları sistematik bir sıraya sokan ve gerektiğinde ileri veya geri hareket etmesini sağlayan ana süreci oluşturmaktadır. Diğer yandan lojistik politikalar; lojistik hizmet üreten firmalar ile işletmelerin yapmış oldukları veya yapacakları operasyonlarda; başarılı ve rasyonel sonuçlar elde etmeleri için, karar verme süreçleri ile karar rehberi oluşturmada kullanılacak kural ve prensipleri tanımlamaktadır.
Sektör, şirket veya firma bağlamında oluşturulan ve yönetimin temel prensiplerini düzenleyen ve bir rehber olan lojistik politikalar ile onun destekçisi olan prosedürler; “ne”, “neyi”, ”nasıl”, “nerede”, “ne zaman” ve “niçin” sorularına cevap vermelidir. Bu cevaplar sektör, şirket veya firmanın yapmış olduğu eylem planının iç ve dış tüm süreçlere adaptasyonunu ve uyumlu seyrini sağlayan özellikler taşımalıdır. Bu özellikler önemli örgütsel karar verme süreçlerinde işbirliğini sağlamaya yardımcı olacaktır. Ayrıca lojistik politikalar taşıdıkları bu özellikler nedeniyle örgütsel kurallardan ve kanunlardan ayırmaktadır.
Etkili ve verimli lojistik politikaların oluşturulması süreci (yaşam döngüsü), bir birini takip eden ve bir biriyle ilişkili bir dizi aşamadan oluşmaktadır. Rasyonel olarak hazırlana bu aşamalar lojistik sistemin ve ilişkili politikanın performansını yükseltmektedir. Lojistik Politikaların Ömür Devri (Yaşam Döngüsü) genel olarak on aşamalı bir yol izlemektedir. Söz konusu bu aşamalar:
Genel anlamda politikalar; konjonktüre, ortama ve şartlara bağlı olarak beş tip olarak kullanılmaktadır. Bunlar sırasıyla;
1. Merkez Odaklı Politikalar: Bu tip politikalar yaygın olarak kara dayalı örgütlerde ve sektörlerde kullanılmaktadır. (lojistik, işletmeler, ticari, sanayi ve ekonomik vb. şirketler/firmalar).
2. Ardışık Politikalar: Bu tip politikalar güvenliğe dayalı örgütlerde yoğun olarak kullanılmaktadır. (özel ve genel güvenlik, askeri, asayiş, genel zabıta, terör, tehdit, asimetri, simetri, belirsizlik, değişkenlik vb. organizasyonlar).
3. Lider Politikalar: Bu tip politikalar çıkara dayalı yapılarda/örgütlerde yoğun olarak kullanılır (uluslararası, siyasi ve politik vb. örgütler).
4. Hat ve Sıra Dizini Politikalar: Bu tip politikalar değere dayalı örgütlerde sık sık kullanılmaktadır. (eğitim, sağlık ve sosyal vb. örgütler).
5. Karma Politikalar: Bu tip politikalar esnek ve değişken bir yapıya sahiptir. Koşullara, ortama ve şartlara bağlı olarak ihtiyaç duyulması halinde yukarıda arz edilen dört tip politik yapılanmanın bir arada ve bir bütün olarak müştereken kullanılması imkânını tanır.
Lojistik politikalar, özellikle uluslararası lojistik ve tedarik zinciri yönetiminde şirket ve firma üst yönetim tarafından şirketin/firmanın; vizyonuna, misyonuna ve amaçlarına uygun olarak yapılandırılmalı ve bu yapılandırmada “sonuç odaklılık” esas alınmalıdır. Bu odaklılık, özellikle küreselleşme sürecinde ortaya çıkan ağır rekabet şartlarının gereği olarak, lojistik politikaların oluşturulmasında “stratejik derinlik ilkesi ve bakış açısını” esas almalı ve küresel tedarik zinciri yönetimi ile küresel lojistik yönetiminin tüm ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir düzeyde olmasını gerekli kılmaktadır.
Aynı bağlamda, piyasada, pazarda veya sektörde; stratejik ortaklık/partner, rol modeli, rol ve model ortaklığı, alt yüklenicilik, müştereklik veya kader birliği yapan tüm aktörlerce/taraflarca, oluşturulan lojistik politikaların benimsenmesi ve gerekli destek ile katkının sağlanması “politika paylaşımı” ile mümkün olacaktır.
Bu paylaşımın işbirlikli, verimli ve etkili bir şekilde olması için, lojistik politika hazırlama sürecine ilgili tüm tarafların/aktörlerin aktif olarak katılımın sağlanması oldukça önemlidir. Bu katılım, tüm şirket/firma bağlamında ele alınmalı, uzak, orta ve kısa vadeli amaçlar ile hedeflere uygunluğu doğrultusunda yönlendirilerek tüm tarafların/aktörlerin kazanımına nasıl hizmet edeceği açık bir şekilde ortaya konmalıdır.
Lojistik politikalar dinamik bir yapıya sahiptir. Politikaların statik bir yapıya dönüşmesi lojistik liderler veya üst yönetim tarafından engellemelidir. Bu maksatla belli periyotlarda (2 yılda bir) politikalar gözden geçirilerek, politikaların geçerliliği ve güvenilirliği test edilmeli, ihtiyaç duyulması halinde ise, geliştirilip yenilenmelidir. Zira lojistik politikalar kendini devamlı yenileyen canlı/yaşayan organizmalar gibidir. Bu nedenle sürekli güncellenmek ve bilgi desteği ister.







